Sitemize kaydolarak, topluluğumuzun diğer üyeleriyle tartışabilecek, paylaşabilecek ve kaplumbağanız hakkında merak ettiğiniz sorulara cevap bulabileceksiniz.

Üye Ol!

Atatürk Hikayeleri "ATATÜRK VE VERGİ BORCU OLAN KÖYLÜ"

axatan26

Gümüş 3 Üye
Katılım
9 Eki 2008
Mesajlar
177
ATATÜRK, sık sık ülkeyi dolaşan bir liderdi. Çiftçi ile konuşur, işçi, köylü, sanatkár, esnaf kısaca halk ile konuşur, onların sorunlarını dinler, Meclis'e getirir, milletvekillerinden bakanlardan bazen hesap sorar, bazen de çözüm arayışına girmelerini isterdi. İşte böyle yurt gezilerinden birinde, tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşır. - Kolay gele, bereketli ola ağa... - Allah razı olsun Bey... - Hayrola Ağa, öküzün tekine ne oldu? - Devlete vergi borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik. - Sağlık olsun ağa... diyerek, konuşmasını kısa keser. Çiftçinin adının Halil Ağa olduğunu öğrenen Atatürk'ün yanında; İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Salih Bozok, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, emir subayı Rusuhi Bey, daha birkaç yakını vardır. Bir yandan yürüyen, bir yandan da düşünen Atatürk, Salih Bozok'u yanına çağırır; - Salih, yarın sabah git Halil Ağa'yı bul, bana Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de...Ertesi gün; Salih Bozok, Halil Ağa'yı bulur ve Atatürk'ün yanına getirir. Halil Ağa'yı gören Atatürk, ayağa kalkarak; ‘‘Buyur Halil Ağa’’ deyip bir sandalye gösterir. Salonda bulunan ve olanlardan habersiz bir vaziyette konuşmaları izleyen zamanın Başbakanı İsmet İnönü'nün de yanında, Atatürk, Halil Ağa'ya dönerek; ‘‘Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha’’ der. İCRAYLA SATILAN ÖKÜZ Halil Ağa, vergi borcunu, icrayı, satılan öküzünü tekrar anlatır. Atatürk kaşlarını çatarak İsmet Paşa ve Şükrü Kaya'ya dönerek; - Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa'nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Bu memlekette adaleti, vatandaşı böyle mi koruyacağız? Gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz. Bu konuşma üzerine, olayı fark eden Halil Ağa, Atatürk'e dönerek; - Sen Atatürk Paşa'msın galiba, ne olur beni bağışla kusur ettim, diye yalvaracak olur. Atatürk, bir yandan tebessüm eder bir yandan da Halil Ağa'nın sırtını okşayarak; - Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın... der ve Halil Ağa'yı ayakta uğurlar. www.ozel-buro.com,alıntı yapılmıştır.
 

oldscout

Taç 3 Üye
Katılım
25 Kas 2008
Mesajlar
567
RE: ATATÜRK HİKAYELERİ"ATATÜRK VE VERGİ BORCU OLAN KÖYLÜ"…

Şimdiki durum ile ilgili bir vecize söyleyecektim ama neyse Allah çiftçilerimizin analarına sağlık versin.
 

kubrabekmez

SKF Delisi
Katılım
30 Eyl 2008
Mesajlar
940
RE: ATATÜRK HİKAYELERİ"ATATÜRK VE VERGİ BORCU OLAN KÖYLÜ"…

İste Ata'nın farkı... Bildiğim kadarıyla bir sözü de vardı: "Köylü milletin efendisidir."
 

Tarçın~

Altın 2 Üye
Katılım
2 Eki 2008
Mesajlar
294
RE: ATATÜRK HİKAYELERİ"ATATÜRK VE VERGİ BORCU OLAN KÖYLÜ"…

oldscout' Alıntı:
Şimdiki durum ile ilgili bir vecize söyleyecektim ama neyse Allah çiftçilerimizin analarına sağlık versin.

Halimize acıyorum.İnsanlar borçlar yüzünden intihar ederken bizim başlarımızda tık yok , bir de Atatürk'ün duyarlılığına bakın...Zavallı Türkiyem zavallı.:(
 
Üst